Ay çocuğu-1

​‘’Bay Geoffrey’ ye teşekkür edelim çocuklar’’

‘’Te-şek-kür e-de-riz Baaay Geoffrey!’’

Tezahürata karşılık belli belirsiz elini salladı genç adam. Dişlerini göstermeden mahcup bir şekilde gülümseyen müdüre hanımın elini nazikçe dudaklarına götürüp, vedalaştı. Uzun pardesüsünü ihtişamla havalandırıp, kapısının açılmasını bekledi. On yaşındaki minik kızlar, ilk platonik aşklarına tutulmuşlardı çoktan. Genç adam yurttan ayrıldıktan ayrıldıktan aylar sonra bile kendinden bir şekilde bahsettirmişti. Yaptığı bağışlar, aldığı giysiler, mükemmel sarı saçları, tok sesi ve son model fiyakalı arabası… Küçük çocuklar onun sahip olduklarına sahip olmak için kendilerine ne sözler vermişti. 

Bay Geoffrey mükemmel bir adamdı. Boris o mükemmel adamı hiç unutamazdı. Sabaha karşı üçte bardan çıktı. Sokak lambasının sarı ışığı altında uzun pardesülü bir adam gördüğünde çok özlediği bir arkadaşına kavuşacak gibi heyecanlanmıştı.  Adamın arkasından seslenmek isterken, o da Boris’e doğru döndü. Ona gelmesini işaret etti, Boris şaşkındı.İşaret parmağını kendisine çevirip yarım yamalak ‘’Ben mi?’’ dedi. Adamsa aceleyle ve biraz da azarlar gibi başını salladı.  Boris topallayan bacağına aldırmadan, eliyle pantolonunu çeke çeke adama yürüdü. Sokak lambası yüzünü sarıya boyarken, kuru dudaklarını yalayıp ‘’Bay Geoffrey, efendim’’ diyebildi. Elini yeşil pantolonundan çekmiş, ceketinin düğmelerini yokluyordu. Geoffrey Boris’in evine kadar onun sırtını sıvazladı. Hatırlamadığı o günü hatırlıyormuş gibi Boris’le sohbet edip, iki odalı evlerinde eşinin hazırladığı sandviçlerden dört tane yedi. Boris onun aldığını söylediği tahta uçağı getirip saatlerce konuşmuştu, çocukları yanlarına yatırmış mutfakla birleşen odada Bay Geoffrey için rahat bir yatak kurmuştu. Sabaha kadar heyecandan zor uykuya dalmıştı üstelik, yarın herkese bundan bahsedecekti. Geoffrey bir tuhaf ama hala çok mükemmel diyecekti. Eğer işler yolunda gitseydi…

Boris,o ay kazandığı bütün parayı, tesisatı daha düzgün bir eve çıkmak için biriktirdiklerini, Jenna’nın okul taksidini, eşiyle alyanslarını ve çok daha önemlisi küçük kızı Judy’yi mükemmel Geoffrey ile kaybetti.

Tanrı herşeye sahipken iyi olunabileceğini biliyordu, bazılarını hiçbir şeyleri yokken ne olacaklar diye denedi.

Merve Enis