Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş

Sokakları tanıdık bir kentte dolaşıyorum,

Rastgele birisine giriyorum.

Anneler görüyorum,

Annelerin yanında bebekler,

Yürüyorum sokak boyu,

Bir bebek görüyorum,

İzin istiyorum annesinden,

Seviyorum sonra,

Gözlerinin içi gülüyor bebeğin,

Kendimi buluyorum onda,

Devam ediyorum yürümeye,

Ayağım bir taşa takılıyor,

Neyse ki görmüyor hiç kimse,

Top oynuyor çocuklar sokakta,

İleride saklambaç oynayan çocuklar görüyorum,

Kaldırıma oturuyor, dinleniyorum biraz.

Bir kaç misketle bir çocuk geliyor yanıma,

Kanım ısınıyor, tanıdık geliyor çocuk,

Seviyorum ufaklığı.

Beraber misket oynuyoruz.

Bir ses yükseliyor,

Birden yüreğim hızla çarpıyor,

Annesi çağırıyor çocuğu,

Vedalaşıyoruz ve gidiyor çocuk.

Sokaklar yürümekle bitmiyor

Ama,

Vazgeçmeden devam ediyorum.

Hava karanlık,

Çoğu dükkan kapanmış.

Bir sigara sarıyorum ve yakıyorum

Öksürüyorum, sanki ilk kez deniyorum,

Tanıdık geliyor bu öksürük.

Yol bitiyor bir park çıkıyor karşıma,

Durmuyorum, yürüyorum,

Banklarda oturmuş gençler görüyorum,

Kalp atışlarını duyuyorum hepsinin,

Avuçları terlemiş, kızarmış bir çocuk var,

Bana çok benziyor,

Hemen seviyorum delikanlıyı,

Uzak bir banka oturup bir sigara daha sarıp,

İzliyorum uzaktan.

Yüzlerindeki aptal gülümseme bir an bana da bulaşıyor.

Saate bakıyorlar,

Alelacele kalkıp gidiyorlar.

Uzanıyorum banka güneşi bekliyorum,

Biraz sonra aydınlanıyor gökyüzü ve yeryüzü.

Kalkıyorum yerimden,

Devam ediyorum yürümeye,

Yürüyorum,

Yürüyorum,

Yürüyorum,

Birisi koluma giriyor,

Girme diyorum, sen kimsin diyorum

Git, git diyorum,

Korkuyorum,

Kadını tanımıyorum.

Beraber yürümeye başlıyoruz.

Annemi görüyorum,

Gülümsüyor.

Sonra,

Kontrolden çıkıyor her şey,

Tütünüm düşüyor,

Bir çocuk beliriyor aniden,

Gözleri yanımdaki kadına benziyor,

Seviyorum çocuğu,

Ama tanımıyorum.

Çocuk büyüyor,

Kadın kayboluyor,

Çocuk gidiyor,

Ben yürüyorum,

Yorulduğumu hissediyorum artık,

Ve,

Sokaklar hüzünlerle doluyor,

Kimsecikler yok ortada.

Bir ben varım bir de yol boyu sokak lambaları.

Islak betonlarla sarılmış sokakları,

Ruhsuz bedenlerin izleri sarmış.

Her bir adımda başka bir ses,

Başka bir hikaye geliyor kulağa.

Bu sokaklarda yürümek,

Hiç kimsenin birbirine değmediği,

Mezarlıklarda yürümeye benziyor.

Büyük bir mezarlık.

Sokağın sonunda bir çukur,

Çukurda bir ayna var.

Bir bebek görüyorum,

Gülümsüyor bana,

Sonra misket oynayan bir çocuk,

Bankta oturan bir delikanlı,

Eşiyle yürüyen bir adam.

Gözlerimi kapatıp açıyorum.

Kendimi görüyorum aynada.

Yüzümde yüzlece kırışıklık var,

Korkuyorum,

Çocuk olduğum zamanlar geliyor aklıma,

Annemle babamın arasında uyuduğum zamanlar,

Delikanlı zamanlarım geliyor aklıma,

Dünyaya meydan okuyabileceğim zamanlar.

Şimdi ise,

Korkuyorum.

Ellerim ceplerimde,

Ebedi sonsuzluğa yürürken,

Gözlerimde cesaretten eser yok.

Mutlak güce olan inancım,

Tüm bedenimi sarıyor,

Ve böylece,

Tek başıma çıktığım bu yolu,

Yine tek başıma bitiyorum

Oğuz Terlemez