Author Archives: editör

Ağustos 18

Halit Ziya Uşaklıgil

1866 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul’da ilk mektep ve askeri rüşdiyede okudu. (1873-1878) yılları arasında babasının işleri kötü gitmeye başladı. Annesiyle birlikte, İzmir’e dedesinin yanına gönderildi. Öğrenimini İzmir Rüşdiyesi’nde sürdürdü (1878). Bu arada babasının işlerini düzene koyup İzmir’e gelişi ve yeni bir ticaretevi açışıyla, sığıntı olma düşüncesini de zihninden attı. İkinci bir okula hazırlık için Frenk […]

Ağustos 18

Nedim Gürsel

5 Nisan 1951’de Gaziantep’te doğdu. 1970’te Galatasaray Lisesi’ni, 1974’te Paris Sorbonne Üniversitesi Modern Fransız Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Aynı yerde karşılaştırmalı edebiyat doktorası yaptı. Halen Sorbonne Üniversitesi’nde Türk Edebiyatı dersleri veriyor ve Fransa Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi’nde (CNRS) Türk Edebiyatı üzerine araştırma başkanı olarak çalışıyor. 1966’dan itibaren yazıları Yeni Ufuklar. Yeni Dergi, Yeni Edebiyat, Birikim, Milliyet Sanat ve Gösteri gibi dergilerde yayınlanmaya […]

Ağustos 18

Peyami Safa

1899 yılında İstanbul’da doğdu. Meşhur şair İsmail Safa’nın oğludur. Düzenli bir öğrenim göremedi. Kendi kendisini yetiştirdi. 13 yaşında hayata atıldı. Posta Telgraf Nezaretinde çalıştı. Öğretmenlik (1914-1918) ve gazetecilik (1918-1961) yaptı. Hayatını yazıları ile kazandı. Kardeşi İlhami Safa ile Yirminci Asır adlı bir akşam gazetesi çıkardı. Bu gazetede, “Asrın hikâyeleri” adıyla ilk hikâyelerini imzasız yayınladı (1919). […]

Ağustos 18

Cumhuriyet ve Demokrasi

Televizyon programlarında, haberlerde ”siyaset üstü” söylemler duyuyoruz. Ülkemizi yönetenler, söylemleriyle ve birkaç cılız girişimle demokrasimizi unutturmaya çalışıyorlar.Bir iddiada bulunduk, kanıtlayalım ; Atatürk’ün getirdiği bayram kutlamalarının, yağmur bahane edilerek, sürekli iptal edilişi.Anıtkabir alanının bir bölümünün imara açık hale getirilmesi,küçültülmesi.Atatürk’ün eşinin yazmış olduğu ”iddia edilen” mektupla Atatürk’ün itibarının zayıflatılmaya çalışılması.”Keşke yunanlılar kazansaydı” diyen tarihçilerin konuşturulup,gündem yapılması.”Yeni devlet […]

Ağustos 17

Doğa ve Sen

Doğaya ışıldar ay ışığı başka kokuyor nedense, gün dolanırken karşı tepelere,Geceleri çam ağaçları ılık rüzgarların yaladığı yamaçlara oturuyorum.bir yanda meşeler heybetlice duruyor. yağmur çiseliyor bir de inceden. aşağılarda doğanın sarı saçları gibi dalga dalga tarlalarda buğdaylar. ve sanki yemyeşil bahçeler, ışıldayan gözleri doğanın. ve ben, kulağımda doğanın müziği, gözlerimin önünde güzelliğiyle dalıyorum git gide. gün […]

Ağustos 17

Hayatını Yazmış Aslında

İlk kocası dönemin matematik dehası Salih Zeki 40 yaşında, Halide Edip 17 yaşında iken aşık oluyor, aralarındaki ilişkiyi de, “Onun kölesiydim, zihninin kölesi” diye tanımlıyor. Evlendikten sonra tam anlamıyla domestik bir kadın oluyor. Salih Zeki’nin kulu kölesi oluyor adeta, anne olmak için de paralıyor kendini. Eşini çalıştığı yerde ziyarete gittiğinde yüzündeki yaşmaktan kim olduğunu anlayamayan görevlinin, “Hanım sen […]

Ağustos 16

Beni Dünya Hatırlayacak

Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nde tutsaklık günleri. Koğuş arkadaşlarını okumaya yazmaya yönlendiren Nazım, aynı zamanda cezaevi yönetimine de yardım etmektedir. Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir. Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre: – Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir? der. Nazım’i odaya getirirler. Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım’ı tepeden tırnağa süzer […]

Ağustos 16

Ercüment Bey İstiyor

              Atatürk edebiyatçılarla konuşmak istemiş ve onları Dolmabahçe Sarayına davet etmişti.Peyami Safa’da ünlü bir gazeteci ve yazar olarak davetlilerin arasındaydı.Atatürk bir ara Halid Fahri Ozansoy’a -Siz bize edebiyat nedir anlatınız,demiş. Halid Fahri Ozansoy’da kendince edebiyatın tanımını yapmıştır.Fakat sözünü bitirmeden Atatürk,Ozansoy’un sözünü kesti ve -Olmadı efendim olmadı! Ozansoy çok bozulmuştu […]

Ağustos 16

Türk Şiirinin Rengi

iki liseli arkadaş, liseyi bitirdiklerinde yurt dışında eğitimlerine devam etmek üzere yıllardır harçlıklarını biriktirmişler. bu birikimlerini yıllarca her şeyden mahrum kalarak, fedakârlıklar göstererek yapmışlar. liseyi beraber bitirdiklerinde milli eğitim bakanını ziyarete gidip, yurtdışında okumaya gönderilmelerini talep etmişler. ancak, bakan gençlerden birini dışarı çıkartmış ve içerdekine, – seni gönderebilirim, ama arkadaşını gönderirsem dedikodu olur “oğlunu gönderdi […]

Ağustos 16

Merhaba Demeden Önce

“Merhaba” demeden önce vedalaşalım. Çünkü burası “Elveda”lar ülkesi. Şarkının, ‘Böyle ayrılık olmaz’ dediğine bakma; bal gibi olur. Ayrılığın şakası olmaz aslında. Öyle zamanlar vardır ki… “Nasılsın?” diye sorduklarında, “İyiyim” dersin de “Çok iyiyim” demeye utanırsın. Kalbimize gömmekten kalbimiz mezarlığa döndü. Bundan böyle inceldiği yerden başladı hayatımız. Benden günah gitti. Şimdi yalnızım gel artık. Zaman nasıl […]